HYB Yayıncılık

Image

“En büyük korku, korku duymaktan korkmadır...”

Panik ataklarının üstesinden gelmenin en güçlü yollarından biri bu konuda bilgilenmektir, çünkü kuşku, belirsizlik ve bilinmeyenden korkma bu rahatsızlığın en güçlü silahlarıdır. “Panik sorununuz bir hekim ya da bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmeyi gerektiriyor mu?”, bunu bilmelisiniz. Ruhsal bir rahatsızlık ya da bedensel bir hastalık tanısı konmuşsa bunun hakkında en fazla bilgiye sahip olmalısınız. Nedeni nedir? Buna eşlik eden ne gibi başka sorunlar var? Ne gibi bir yardım almalısınız? Kendi kendinize nasıl yardımcı olabilirsiniz? Kendi durumunuz hakkında geniş bir bilgiye sahip olmak başarınızın en önemli dayanağı olacaktır.

Her kişi kendine özgüdür ve panik bozukluğunun her insanı nasıl etkilediği çok değişkenlik gösterir. Ortaya çıkan görünüm kesinlikler taşımaz, bu kesin çizgileri ve kıvrımları olan siyah-beyaz bir görünüm değildir. Çok sayıda gri alan ve belirli sayıda, korku uyandıran gölgeler vardır. Her insan için, özgül sorun alanlarının yoğunluğu ve süresi değişiktir. Kendi kendinize yardımcı olabilmeniz için önce kendinize özel durumun tam bir resmini çizmelisiniz. Ancak ondan sonra denetiminizi kendi elinize alabilmek için bu resmi nasıl değiştirebileceğinize karar verebilirsiniz.

Panik’iniz, zamanla, sizin duygularınızı, görüşlerinizi ve yerleşik düşüncelerinizi size karşı silah olarak kullanır. Bunlar, aşağıda sayılan yollarla olur:

• Bir takım anımsatıcılar karşısında, son atağınızı geçirdiğiniz ortama girme yürekliliğini gösteremez, duraksarsınız.
• Belirli bir takım etkinlikleri yapmayı her düşündüğünüzde “kapana kısılıp kalmama”yı birinci öncelik olarak göz önünde bulundurursunuz.
• Bir sonraki atak ne zaman gelecek diye kaygılı bir beklenti içine girersiniz. Yalnızca “Şimdi, burada mı olacak?” sorusunu sormak bile belirtilerin ortaya çıkmasına neden oluyor gibi görünebilir.
• Son panik atağınızı sinirli bir biçimde düşünüyor olabilirsiniz, sonra vücudunuz üzerinde bir denetiminiz kalmadığı konusunda kuşkulara kapılırsınız.
• Bilinmeyen bedensel bir hastalığın ya da duygusal bir rahatsızlığın panik ataklarınıza neden olduğunu düşünüp üzüntü duyarsınız.
• Tanısı konmuş bedensel bir hastalığınız varsa, gereksiz bir takım streslerden ya da hastalığın ağırlaşmasından korkarsınız.
• Panik ataklarınıza karşı başlıca savunma olarak belirli bir takım insanlardan ya da yerlerden uzak durmaya başlarsınız.
• Toplumsal yönden daha içine kapanık, toplumdan uzak, sıkı ağızlı biri olursunuz; randevulardan, verilen toplumsal konumlardan, beklentilerden ötürü kendinizi daralmış gibi hissedebilirsiniz.
• Sürekli düşüncelere dalıp gider sürekli tasalanır ve kendinizi sürekli olarak eleştirirsiniz, dolayısıyla yüreklenmenizi önler, korku duyarsınız.
• Kendinize olan güveninizi yitirirsiniz ve alkol kullanma ya da doktor doktor gezinme gibi etkinliklerle gününüzü doldurursunuz.

Tanıtım Yazısı'ndan